17 Kasım 2009 Salı

Yalnızlık

Bize hep yalnızlığın kötü bir şey olduğu öğretildi. Çünkü yalnızlık anlaşılabilmiş birşey değildir. İnsan sosyaldir evet. Ve ilişkilerde tanırsın kendini. Hayata ilişkilerle katılırsın. Oysa bu yalnızlığın karşıtı değildir. İnsan kalabalıklar içinde de yalnız olabilir. Ki galiba bu dönemde herkes bunu yaşıyor. Yalnızız evet. Ama benim tanımladığım bir yalnızlık değil bu.

Yalnızlık içine bakmaktır. Zaman zaman küçük küçük gitmektir. Terketmektir bazen. Ruhunun sıkıntılarını anlamaya çalışmaktır. Arınmaktır.

Yalnızlık gitmektir kısacası. Tek başına kalsan da kendinle olabilmeyi ve yaşayabilmeyi öğrenmektir. Döndüğünde kimseyle yalnız kalmamak için ilişkiye geçmemektir. Çevrendekileri yalnızlığının çözümü olarak değil bir hediye olarak görmektir. O zaman yalnızlığın içinde kalabalık olmayı öğrenirsin işte. Kalabalık içinde yalnız kalmaktan kurtulursun.

Hayat bir mücadele... Kaybettiklerimizin ve kazandıklarımızın toplamı. Tüm bu mücadele içinde silahımızı bir başkasına çevirirken ve yorulurken kendimizle de mücadele edebiliyor muyuz? İşte orada yalnız kalmaya ihtiyaç duyarız aslında. Farkedersek tabi... Çünkü dışarda akan bir hayat varken dinlenmek, durmak, zaman kaybıdır dediler değil mi? Koş dediler hep... Gerçekten ruhunun ve beyninin bütünlüğünü yitirmek istemiyorsan dur diyorum ben... Hiç bir şeyi kaçırmamanın maliyeti kendi hayatını kaçırmaktır. Bazen susmak gerekir... Derinlere dalmak, yüzmeyi öğrenmek diplerde ve vakti gelince yüzeye çıkmak. Yoksa ilerdeki karanlığı engelleyemezsin.

Git bazen yalnızlığına...Bir süre orada kal...

Kızdığın için, istemediğin için, özlemek için,izlemek için...Unuttuğun duyguları tekrar hatırlamak için... Geçmiş-gelecek yolculuğu yapmak için. Hayal kurmak için...Durduğun yeri anlamak için... Yurdunu bulmak için...

Her zaman olmasa da ara sıra git... Sık sık olmasa da ayda bir git...

Döndüğünde herşeyi yeniden yaşa... Farklı gözlerle gör... Mücadeleye devam et... Kendine verdiğin mücadeleyi yaşama dönüştür. Hatta gitmeleri öğret... Koşmalara karşı dur.

Eğer kaybedecek çok şeyin olduğuna inanıyorsan zaten kaybetmişsindir demektir. Çünkü bir olamamışsın demektir. Bütün değilsin demektir. Sıkışmışsın demektir. Ruhun katılaşmış demektir.

Kendine istasyonlar inşa et. İstasyonları olanlara saygı duy.

Düşmekten korkmadan kalkmayı öğren.

Yalnızlığına sahip çık!!!Bir ol. Yoksa parçalarını toplarsın sokaklardan. Hep iyi görünmek için enerji sarfedersin. Oysa ben hep iyi olmayı öneriyorum.

Hayat bir tren !!! İlk istasyon nerede?

ALINTIDIR.......

2 yorum:

Maya dedi ki...

Bu yalnızlığı nedense ben çok seviyorum :)) Dert yok tasa yok ;P Ne istersem onu yapıyorum..Ne demişler..Aşksız olsun Kalbim neşe dolsun ;D ;P

EBRULİ dedi ki...

Çok severim ben de yalnızlığı..Kendimle kalmayı.Muhasebe yapmayı.Ya da yapmamayı :) Bir fincan kahve,hafif bir müzik..Yaşamın atdına varmayı..Nefes alabildiğime şükretmeyi..Az incinmeli,kolay kalkmalı düşmeler olsun hayatımızda ;)