Lıkır lıkır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lıkır lıkır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2010 Pazar

Kaçamak vakti - Mojito



BARDAK: Mojito uzun sürede içilen bir içkidir; bu yüzden, bardağının da uzun olanlardan seçilmesi gerekir.
NANE: Sekiz nane yaprağını, aromasını vermesi için ezin. İçine atmadan önce de bardağın içi yüzeyine sürün ki, kokusu kalıcı olsun.
LIME: Artık marketlerde kolayca bulunuyor. Bir yemek kaşığı lime suyunu, bardağa ekleyin.
ŞEKER: İki çay kaşığı esmer şekere ihtiyacınız olacak.
BUZ: Bardağın yarısına kadar, parçalanmış buz doldurun.
KARIŞTIRMA: Bu ana kadarki tüm malzemeleri, yaklaşık beş saniye boyunca karıştırın.
ROM: Karışıma biraz daha buz ve 50 ml rom ekleyin.
SODA: Bardağın en üstüne az miktarda soda ekleyin.
ÇALKALAMA: Uzun bir kaşıkla, tüm içeriği çalkalayın.
SÜS: Bardağın üstüne, temizlediğiniz nane yapraklarından birini koyun.

Popülaritesini, en sıkı tüketicisi Ernest Hemingway'e borçlu olan bir içki o... Ve nasıl yapıldığını bilmemiz gereken bir içki..

Kaynak: Sabah Gazetesi



27 Ekim 2009 Salı

Ne içersiniz?

Pazar günü, her zaman olduğu gibi, kahve ve yeşil çay ile kendimi tıka basa suladıktan sonra akşam canım alkollü bir şeyler içmek istedi. Önce tutturdum "Bana Margaita yap" diye.. Neyse yapıldı.. İki kadehten sonra içim yandı bu sefer kolaya dadandım. Ondan sonra da ağzımdaki tatlı tattan hoşlanmayarak, margaritaya devam ettim. İçmeyeli uzun zaman olmuş. Hafften çakır keyifliğe doğru yol almaya başladım. Ben, kokoş kadınlar gibi bir elimde sigara ötekinde havalı margarita bardağım ile pencerenin önünde sigaramı tüttürürken, salonunun loş ortamında kedim George'un bacaklarıma sürünerek ilgi istemesini tamamen göz ardı ettim. Gecenin karanlığına doğru, içime çektiğim sigaranın dumanını üflemeye bayılırım. Nereden duydum hatırlamıyorum, kör olan insanların çoğu sigara içmezmiş. Dumanı göremedikleri için. Benimki de zaten nikotinden çok, duman sevdası sanırım. Çok matah bir şeymiş gibi. İçki içeceksen mezesi sohbet olacak. İçki içeceksen, ortamı loş ve sessiz olacak.. İçki içeceksen sonu çakır keyiflik olacak.. Ötesi zarar. Çok sık alkol almasak da favorilerimin başında margarita geliyor.



Geçen sene İbiza'ya gitiğimizde, ilk defa orada çileklisini içmiştim. Pek sarmamıştı. Hatırlıyorum.. Çok şık bir Aztek restaurantı idi. Mağaradan bozma bir mekanı adamlar restaurant-bar yapmışlar. Ama ne dekor.. ne dekor.. parayı dökmüşler belli.. Tavandaki taştan oyulmuş, aztek güneş saatindne uzun süre gözlerimi alamamıştım. Havalandırması süperdi. İçeride hemen hemen herkes sigara içiyor olmasına rağmen, dumandan rahatsız olmamıştık.. ki ben sigara içmeme rağmen dumanından hiç hoşlanmam.. Aynen fotoğrafta gördüğünüz üzere, latin tınılarını yüreğimize akıtan bir grup vardı. (Benim çektiğim fotoğraf çok karanlık çıktığı için buraya koyamadım, o yüzden temsili fotoğrafla idare ediniz lütfen)



Sanırım çağrışımların en önemli iki anahtarı tat ve koku. Baksanıza bir margarita bardağında, İbiza'ya yelken açıp geri geldik.